12 Ağustos 2012 Pazar

içkulak iltihabı labirentit


kulakLabirent (içkulak) nedir?
Geni? anlamda labirent, içkulak yapılarının bütünüdür; ön ya da salyangoza yakın bir bölümü ile arka ya da vestibüler bölümü vardır. ?lk bölümü oluşturan kulak salyangozu seslerin algılanmasın? sağlar; ikinci bölüm utrikulus, (kırbacık), sakkulus (torbacık) ve yarımdaire kanallarından oluşur, ba?ın hare­ketlerinin ve uzaydaki konumunun algılanmasın? sağlar. Dar anlamıyla labi­rent yalnızca içkula?ın arka ya da vestibüler bölümüdür.
?çkulak iltihabı labirentit nedenleri
?çkulak iltihabının, frengi ve verem et­kenlerine bağlı olarak gelişen özgün biçimleri dışında çok çeşitli nedenleri vardır. Genellikle kronik gidi?li, ama akut da olabilen bir iltihaplanmadır; en çok irinli bir ortakulak iltihabının içku­la?a yayılması ile ba?lar.  Beyin zarı iltihabı (menenjit) sıra­sında ise iltihap, kafatasından içkulağa doğru yayılabilir. Bu yayılma biçimi daha çok meningokoklann etken oldu­?u olgularda gözlenir. Oldukça az görü­len bir başka yayılma yolu da hematojen, yani kan dolaşım? ile gerçekle?en doğrudan yayılmadır; çocuklarda kızıl ve kabakulak, eri?kinlerde ise tifo gibi genel enfeksiyon hastalıklarının gidi?i sırasında görülebilir. ?akak kemi?inin kırılmasına yol açan bir yaralanma da hastalık nedeni olabilir.
Belirtileri
İltihap etkenleri içkulağa ula??nca, mik­robun üreme hızına, ki?inin genel ve içkula?ın yerel durumuna göre serumlu ya da irinli içkulak iltihabına yol açabi­lir; hastalık akut ya da kronik gidi?li olabilir. Akut biçimler her zaman geniş bir yayılım gösterir; kronik biçimler ise yaygın ya da sınırlı olabilir, yani yal­nızca kulak salyangozu ya da arka (vestibüler) içkulakla sınırlı olabilir.
Akut serumlu içkulak iltihabı: ?çkula?ın üreme hız? düşük mikroplar tarafından istilasına ba?lanmakla birlikte, genellikle ortakulakta yer alan iltihabi bir odaktan kom?uluk yoluyla oluşur. ?rinli içkulak iltihabında olduğu gibi ani ve etkili bir başlangıcı vardır.
Kulak salyangozunun zedelenmesi­ne ba?l? belirtiler aniden ortaya çıkar. U?ultuları bir süre sonra işitme yitimi izler; öteki belirtiler ba? dönmesi, a??r denge bozuklukları, bulantı ve kusma­dır. Uygun bir antibiyotik tedavisi ile tüm belirtiler iki üç hafta içinde kay­bolur ve tam bir iyileşme görülür. Bazen hafif bir işitme bozukluğu kala­bilir.
Akut irinli içkulak iltihabı: Serumlu biçimden daha a??r gidi?lidir; enfeksi­yonuz kulak zan çevresine yapılan hata­l? tıbbi girişimler sonucunda ortaya çıkabilir. Hastalığın başlangıcı anidir. Çok şiddetli olan baş dönmeleri hastanın ayakta durmasın? ve yürümesini güçleştirir, ayrıca inatç? bir bulantı ve kusma görülür. Sağırlık tamdır ve duyu hücrelerinin yıkımına ba?l? olduğundan hastalık iyileştikten sonra da kalıcı sa­??rlık gözlenir. Serumlu içkulak iltihabı ile ayırıc? tan? yapılması gerekir. ?rinli biçimde işitme başlangıçtan beri orta­dan kalkm??tır ve içkulak kesinlikle uyanlamaz, oysa serumlu biçimde i?it­me kısmen kalır. En azından ilk günler­de ve belli ölçüde bir vestibüler uyarıla-bilirlik her zaman korunur.
Akut içkulak iltihabına benzer bir klinik tablo, beyincik apsesinde de gözlenir; tedaviye karar verebilmek için mutlaka ayırıc? tan? gerekir.
Kronik serumlu içkulak iltihabı:
Akut serumlu biçimden kalan bi? iz ola­bilir ya da başlangıçtan beri kronik nez­leli bir ortakulak iltihabından sonra bu biçimde gelişir. ?ltihabi süreç hafif de olsa, ba?dokunun giderek artmasına ve daha duyarlı olan epitel dokunun yerini almasına neden olur. Zamanla ba?doku art??? ile seyreden bir içkulak iltihabı yerleşir ve ileri derecede işitme yitimi ortaya çıkar.
Genellikle çok yavaş bir gidiş göste­ren hastalığın özgün ve çarpıc? belirtile­ri yoktur. Bu yüzden bazen gözden de kaçabilir. Ama geçici içkulak tahrişi, ilerleyici sağırlık ve geçici baş dönme­sine neden olabilir. “‘
S?nırl? kronik irinli içkulak iltihabı:
Genellikle kronik bir kulak iltihabın? iz­ler ve çoğu zaman kulak zarının kemik duvarında bir fistül ya da çürüme söz konusudur. Belirtileri iltihap oda??nın yerine göre değişir: İltihap kulak sal-yangozundaysa hemen hemen tam bir işitme yitimi gelişir. Hasta genellikle kendiliğinden vestibüler tepkime belirti­leri göstermez, yalnızca zaman zaman görülen baş dönmesi krizleri vardır ve birlikte denge bozukluklarına da rastla­nabilir.
Yaygın kronik irinli içkulak iltihabı:
Akut irinli içkulak iltihabın? izler ya da kronik bir kulak iltihabı sonrasında ses­siz bir biçimde gelişir. Belirtileri genel­likle hafiftir ve dikkatle uygulanan odyometri testiyle tam sa??rl??a kadar gi­debilecek az ya da çok belirgin bir i?it­me azalması saptanabilir.
Aktif kronik içkulak iltihabı ile iz b?­rakarak iyileşmiş bir içkulak iltihabı arasında ayırıc? tan? yapmak olanaksız­dır. Genellikle başlangıç oda??na antibi­yotik ve iltihap bastına tedavi uygula­nır. Cerrahi giri?im yalnızca irinli ?çku­lak iltihabı sırasında beyin zarı iltihabı belirtileri ortaya çıkarsa uygulanmalıdır.
?çkulak iltihabının çok seyrek görülen bir biçimi
Frengi, içkula?? kolayca etkileyebilir; böylece içkulakta artık çok seyrek görülen frengi iltihabı ortaya çıkar. Doğum­sal frengi sa??rl??? iki yanlıdır ve olduk­ça sıktır; göz değişiklikleri (parenkimatöz keratit) ve Hutchinson di?leri (üst orta kesicidi?lerin ortasında yaranay şeklinde yarık) ile birliktedir. Enfeksi­yonların genel belirtileri de gözlenir. Hastalık erken dönemde, yani yaşamın ilk be? ay? içinde ortaya çıkarsa, iki yanl? sağırlık çocuk konuşmaya ba?la­madan yerleşir. Bu nedenle çocuğun konuşmay? öğrenmesi olanaksızla??r, çocuk zamanla sa??r ve dilsiz olur.
Edinsel frengide içkulak iltihabı ku­ral olarak üçüncü evrede yani hastalığın en ileri evresinde görülür.
Klinik aç?dan iki yard? ve yavaş iler­leyen biçim ile akut gidi?li biçim ayni edilebilir. Akut iltihaplanma bir ya da iki kulakta olabilir. Böylece birkaç saat içinde belirgin baş dönmesi ile tam sa­??rlık ortaya çıkar. Bu durum frengi lezyonunun yerleştiği herhangi bir dama­rın  yırtılmasından sonra içkulağa kan dolmasından kaynaklanır.
Doğumsal ve edinsel frenginin akut biçimleri çok a??r sonuçlara yol açar; yavaş gidi?li üçüncü evreye zamanında müdahale edilirse, frengi mikrobuna etkili ilaçlarla (penisilin vb) tedavi ola­naklıdır.
Enfeksiyonsuz içkulak iltihaplar?
?çkulak değişikliklerinin enfeksiyona ba?l? olmayan, başka yap?daki hastalık süreçlerinden kaynaklanan, yavaş gidi?­li biçimleri de vardır. Yaralanma ya da zehirlenmelere ba?l?, doku yıkımıyla seyreden içkulak iltihapları bu gruptan­dır. Zehirlenme etkenleri de dış ya da vücut içi olarak iki bölümde incelenir. D?? zehirlenme etkenlerinin en önemli­si, yüksek dozda uzun süre alınan ilaç­lardır; bu ilaçlar içkulağa a??r zarar ve­rebilir, özellikle kinin, streptomisin, eritromisin ve bazı idrar söktürücüler bu aç?dan önemlidir. Alkol ve tütün alışkanlıkları da içkulağa zarar verir. Ayn? şekilde kur?un, benzol gibi zehirli maddelerle uzun süre birlikte bulunma­nın da zararları olabilir; bazı saç boya­larıda içkulakta a??r yıkım yapabilir.
Vücut içinden kaynaklanan zehir­lenmeler şeker hastalığı, böbrek iltiha­b?, ürik asit yüksekliği, karaciğer iltiha­b? gibi hastalıkların gidi?i sırasında gözlenir.
Yaralanma etkenleri ise şiddetli ve uzun süreli seslerdir. Büyük bir patlama gibi tek ve çok şiddetli bir ses de içku­la?a zarar verebilir. Ayrıca bazı meslekler (makinistlik, demiryolculuk, de­mircilik, pilotluk, telefon santral me­murlu?u vb) dayanılabilir ?iddette, ama sürekli gürültü etkisi sonucunda hastal?­?a neden olabilir. Gençlerin diskotek­lerde ya da kulaklıklarla dinledikleri çok yüksek sesli müzik de bir ses yara­lanması kaynağı olabilir.
Enfeksiyona ba?l? olmayan başka bir içkulak iltihabı biçimi de ya?lılarda yaygın olarak görülen doku gerilemesi­ne ba?l? (atrofik) içkulak iltihabıdır. Ya?lanmaya bağlı olarak değişik organ­lardaki doku gerilemesi (atrof?) süreci, içkula?ın duyusal dokularında da görü­lebilir ve ya?lanma sa??rl???na yol açabilir. Ama ya?a ba?l? olduğundan ola­?an kabul edilebilen bu tÜT d??mda ya?­lılıkta başka doku gerilemesi biçimleri de görülebilir; bunlar yüksek tansiyon, damar sertli?i gibi hastalıklardan kay­naklanır. Bütün doku yıkım? ve gerile­mesi biçimleri yavaş gelişir; özellikle ani sesler ve şiddetli gürültüler, işitme­de giderek artan bir azalmaya yol açar.
İlaç tedavisi kökten çözümleyici de­?ildir; özellikle belirtilere yönelik ola­rak uygulanır ve en azından hastalığın ilerlemesini durdurmaya yöneliktir.
Klinik tabloda özellikle tiz sesler için iki yanl?, ilerleyici bir işitme azal­ması ön plandadır. Bazen uğultu (akufeni), denge bozuklukları ve baş dön­mesi de görülebilir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder